Süpriz Yumurta: Brownie

20 Şubat 2012

Bu yazı Devletşah’a ithaf olunur…

Cemre düşmüş. Gene soğuk ama güneşi görmek güzel. Mutfağa girip abidik şeyler yapmak için keyif veren bir durum.

Yeni eğlencemiz: Pinterest. Fotoğraf paylaşımlı bir sosyal medya ortamı. Beğendiğiniz konu gruplarına göre yükleme yapabiliyor, gene konu ile ilgili kişileri takip edebiliyorsunuz. Beni çok büyük bir araştırma yükünden kurtardı dersem, abartmamış olurum. Şiddetle tavsiye ederim.

Bu reçeteye Pinterest üzerinden ulaştım. Hatta “Yapalım…” şeklinde notlar düştük üzerine. Cumartesi ve Pazar üzerinde çalıştık. Paylaşma zamanı;

Açıklamalar geçmeden önce çok önemli bir uyarı: Başlangıç aşamasında mutfakta ciddi bir yumurta kokusu olmakta. Özellikle kaynatma aşamasında koku, en üst seviyesine çıkmakta. Eğer ki yumurta kokusuna dayanamıyorsanız, sizi çok rahatsız ediyorsa bu uygulamadan başlamadan vazgeçin.

Reçeteyi 2 güne böldüm. İlk gün yumurta kabuklarının hazırlanması, ikinci gün ise Brownie’nin pişmesi. Fazla sıkışmadan, rahat bir hazırlık oluyor. Yaklaşık olarak 19-20 adet “L” boy yumurta kabuğuna ihtiyaç bulunmakta. İlk önce yumurta kabuklarını yıkıyorsunuz. Daha sonra klasik stil şarap açacağının sivri olan ucu ile nazikçe geniş tabanından ufak bir delik açıyorsunuz. Bu deliğin etrafındaki kabukları elinizle nazikçe ufak parçalar halinde kırarak alıyorsunuz. Çiğ yumurtada biri kabuğun hemen altında, diğeri de yumurta beyazının hemen üzerinde olmak üzere iki adet zar bulunmakta. Kabuğa delik açtığınızda ilk zar deliniyor. İkinci zar için çatalın ucu ile ufak bir kesik atıyorsunuz. Hazırladığınız yumurtayı bir kaba ters çevirdiğinizde yumurta beyazı ve sarısı akmaya başlayacaktır.Eğer akışta sorun yaşıyorsanız, kabuğu nazikçe sallayabilirsiniz. Bu şekilde bütün yumurtaların içlerini boşaltılır. Reçetede 3 adet yumurtaya ihtiyaç bulunmaktadır. Kalan yumurtaları, hava geçirmeyen, vakumlu kapaklı kaplar içinde buzdolabındayaklaşık 3-4 gün saklayabilirsiniz.

Yumurta kabuklarını hazırladıktan sonra tekrar sudan geçiriliyor. Hem yumurta kokusundan kurtulmak hem de yumurta kabuğuna yapışık olan zarı kurutmak için, tuzlu su dolu bir kabın içinde yaklaşık 30-35 dakika kaynatmaya bırakılır. 1 litre suya 100gr tuz kullanılacaktır.

Kaynatma süresinin sonunda,  içlerinin kuruması için tezgah üzerine serilmiş bir mutfak bezinin üzerine, delikleri aşağıya gelecek şekilde dizilir. Ben bu şekilde bir gün beklettim. Ertesi gün kalıp olarak kullanılmaya hazır hale gelmişti. Kurumuş yumurta kabuklarının içine bir çay kaşığı sıvı yağ dökülürek, içinin yağlanması gerekmekte.  Bu şekilde içindeki hamurun kabuğa yapışmasını engellemiş olacaksınız.

Artık yumurta kabukları kullanılmaya hazır hale geldi. Bundan sonraki aşama pişirmeye hazırlık olacaktır. Denge problemi yaşanmaması için yumurta kabuklarını, kenarlarından alüminyum folyo ile destekleyerek muffin kalıplarına yerleştiriyorsunuz. Bu sayede hamuru kalıplara paylaştırırken kaymayacak, pişerken de dengesi bozulmayacaktır. Hazırlanan brownie hamuru, yuvarlak duy ucu geçirilmiş sıkma torbasına aktarıldı. Bu sayede yumurtada açmış olduğumuz delikten hamuru koymanız kolay olacaktır. Dışına akanlar mutlaka olacaktır. Peçete ile bunları pişmeden önce temizlemeniz, sonradan temizlemenizden daha rahat. Fırından çıktığında gördüğünüz manzara karşısında çığlık atmayın. Brownie hamuru yüksek ihtimalle yumurta kabuğun deliğinde fırlamış olacaktır. Manzara kötü bile olsa doğru yoldasınız. Soğumasını beklemeden henüze sıcakken keklerin fazla olan kısımlarını üzerinden alın. Kolayca ayrılacaktır.

En büyük çelişki; yumurta kokusu idi. Fakat kabuklar kırılıpta Brownie’nin lezzetine bakıldığında ağzınıza ve burnunuza çikolata tadından ve kokusundan başka bir şey gelmiyor. Bu yumurtalar ile bir çok şey yapılabilinir. Çocuklar üzerlerine şekiller çizebilirler, farklı malzemeler ile süslenebilir ve hatta nikah şekeri bile olabilir diye düşünüyorum. Olur mu? Olur…

Sanırım düşen cemreyi tutmayı hakkettim…

Güneşimiz bol olsun efendim :)

 

 

 

Etiketler: ,
Kategori: Tarifler
{ 20 Yorum }
  • 20 Şubat 2012 tarihinde Arzu Gedik dedi ki;

    Ağzım açık öylece bakakaldım!!! Çocuklara sürpriz yapmak lazım, şok geçirecekler :) )

  • 20 Şubat 2012 tarihinde Ufuk SITKI dedi ki;

    Amman da ammman bu ne güzel bir şey, farklı, ilginç, hoş….
    Böyle güzel farklılıkları bizlere taşımaya devam et olur mu arkadaşım benim..sevgiler.

  • 20 Şubat 2012 tarihinde jbid dedi ki;

    tam paskalyalık! hazırlanmak için tam 40 günüm var :)

  • 20 Şubat 2012 tarihinde Aysel Cevizcioğlu dedi ki;

    çocukların gözleri yuvalarından fırlayacak … 6 yaşındaki kızımınkiler fırladı bile fotoğrafları görünce :) ) paylaşımın için çok teşekkürler,emeğine ve ellerine sağlık …sevgiler

  • 20 Şubat 2012 tarihinde Leylak Dalı dedi ki;

    Ben artık söyleyecek söz bulamıyorum, eliniz kolunuz dert görmesin. Bir kez daha diyorum ve hep diyeceğim, siz yemek ve pasta bloglarının “Güzel Sanatlar Akademisi”siniz:))

  • 20 Şubat 2012 tarihinde banu dedi ki;

    canımın içi senin beynin başka çalışıyor yetişemiyorum yaptığın güzelliklere ….inanamadım dönüp dönüp bir daha baktım ne diyeyim harikasınnnnnnn
    ve iyiki varsın…

  • 20 Şubat 2012 tarihinde Feray Uzmen dedi ki;

    Ne güzel bir paylaşım olmuş yine Ayşem…
    Ben bir baharda çikolata yumurtalar için kullanmıştım bu yöntemi.
    Yumurtaları boşaltma ve temizleme aşaması biraz zaman alıyor gerçekten.
    Ben el işi matkabımla delmiştim yumurtaları, Martha’nın
    blogundan görüp yaptığım çikolatalar için.
    Boşaltılan yumurta kabuklarını sirkeli suda kaynatıp, bir gece yine sirkeli
    suda bekletmiştim. Sonra da boyamıştım kabukları ve içlerine erittiğim
    çikolataları doldurmuştum. Tam bir görsel şölen oluyor.
    Browniyi de mutlaka deneyeceğim. Ama yumurta kabuklarını yine boyayarak
    yapmayı düşünüyorum. Delilik bu ya:))
    Teşekkürler tekrar ve çok sevgiler…
    Feray

  • 20 Şubat 2012 tarihinde Elif'in defterinden dedi ki;

    Ben buna hakikaten inanamıyorum hakikaten bunu da gördüm ya artık gözüm arkada gitmez :) Muhteşem bir şey bu

  • 20 Şubat 2012 tarihinde Alev dedi ki;

    Harika bir tesaduf yine. Bende tarifini internette baska bir siteden bulup kayit etmistim.Deneme asamasindayken sitende gordum ve inanamadim. Harika olmuslar ellerine saglik..
    uzakkose.blogspot.com

  • 21 Şubat 2012 tarihinde Berceste dedi ki;

    Cilgin kadin! Anlasildi simdi o fotografin sirri ;-)

    Kabuk kaynatma asamasi var ya hani, ona salmonellayi da ekle bacim. Mikroplar en cok kabukta bulundugundan o kismi da elimine ediyorsun bu asamada!

    Arastirmaciliga, mukemmeliyetcilige, beceriye hayranlik icin soyleyebilecegim kelime kalmadi artik haberin ola.

  • 21 Şubat 2012 tarihinde Muge Cerman dedi ki;

    Bu fotograflara bakınca kelimeler yetmiyor hisleri ifade etmeye. Sabrına hayranım ve ellerin dert görmesin diyor, saygıyla huzurdan çekiliyorum.

  • 21 Şubat 2012 tarihinde Ayşem Öztaş(Yazar) dedi ki;

    Yazdığınız yorumları okumak, tekrar tekrar okumak… Hiç bir şeye değişmem. Çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız :)

  • 21 Şubat 2012 tarihinde dilsad turkoglu dedi ki;

    Gercekten inanılmaz..
    Bırakın yapabilmeyi benim bunu düşünmem bile imkansız..
    Dilim tutuldu,beynim durdu. Gercekten dünden beri aklımdasınız..
    İyi ki varsınız.
    Elinize sağlık
    Dilşad

  • 21 Şubat 2012 tarihinde fotografbalosu dedi ki;

    tembel işi -ki o ben oluyorum- siz kabukları şeker hamurundanda yaparsınız :)

  • 26 Şubat 2012 tarihinde Yumurta kapıya dayanınca « Yemek Tarifi Pişir! dedi ki;

    [...] sabah çayında ağırlayacağım misafirim için kolları sıvadım  bir akşam evvelinden Ayşem’in fotoğraflarına bakarak sürpriz yumurtaları [...]

  • 27 Şubat 2012 tarihinde devletsah dedi ki;

    Şimdi bu tarif bana ithaf edildi ya… Çok mutluyum da… Mutluluğum biraz eksik… Bu yumurtaların sepete konup bana gelmesi lazımdı ki tam olsun değil mi ya? İlgililere duyurulur.

  • 06 Mart 2012 tarihinde Bezen dedi ki;

    Supermis bunlar. Su dakikada isi asip eve gidip yapmaya baslayasim var:)

  • 06 Mart 2012 tarihinde Aycan Çevik dedi ki;

    OMG! Benim de Hestpn Blumenthal’den çaldığım bir yumurta içinde dondurma hikayem var. Bu da çok iyi fikirmiş. bakıp kaldım önlerinde!

  • 12 Mart 2012 tarihinde Sanal Günlüğüm dedi ki;

    Süper fikir! :) İlk fotoğrafı gördüğümde kekleri yaptıktan sonra yerleştirdiniz zannetmiştim. Daha sonra nasıl yapıldığına baktığımda şok oldum! :) Ellerinize sağlık, çok güzel olmuşlar! :)

    http://sanalgunlugum.tumblr.com/

  • 28 Ağustos 2012 tarihinde http://pembelinin-mutfagi.blogspot.com/ dedi ki;
  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum:

    Ayşem Öztaş

    O sanatçı, O pastacı, O sihirbaz, O becerikli, O yaratıcı, O sabırlı, O sevgi dolu, O hayatı işiyle bütünleştirebilen nadir insanlardan, O anne, O hayat dolu, O insanla, O sevgili bir eş…

    1972 Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü Mezunu. Yaklaşık 10 yıl Ankara’da ve 3 Yıl Istanbul’da geçen ağırlıklı Elektronik sektöründe geçen satış ve pazarlama üzerine iş hayatı… Hep insanla hep müşteri ile hep hayatın içinde.

    Devamını Oku...

      James Oliver

      Food Buzz