Sana Mektup…

15 Şubat 2016

_DSC4339

İlk mektup Tanrı’ya idi. 3 yıl önce yazılmıştı.

Bu mektup sana… Senin için…

Yazı yoruma kapalı olacak. Sadece oku ama elimi tutarak, gözlerimin içine bakarak oku. Bedenen yanında olmam şart mı?…

Yoruldum… Düştüm. Elini uzattın. Aramızda belki de kilometreler vardı, belki de benim varlığımdan haberdar bile değildin henüz. “Hadi..” dedin. “Yapamayacağım. bak bu sefer gerçekten olmayacak. Gücüm yok. Dağılıyor bütün parçalar, birleştiremiyorum. Zorlama, beklentiler var. O hissi kaldıramam, omuzlarım ağrıyor bu yükten…” Duydun mu beni? Ben seni duydum… “Hadi..” dedin tekrar. “Kendin için yapacaksın bunu ve öğreneceksin… Hatanı sev, çünkü o öğretecek sana.. Buna değer biçemezsin. Kapa gözünü, tıka kulaklarını… Sadece devam et…”

O sabah seni gördüm. Minyatürüne yer arıyordun endişeli gözlerle, düğün maketinin altına örtünü belki beş kez yerleştirdin, çiçek aranjmanını iki elinde tutarken kapıyı nasıl açacağını düşündün, heykeli koyarken yan gözle diğerlerine baktın ve “Acaba başka şey mi yapsaydım?” dedin. Kayıt kartını bulamadın. O kıvırcık inatçı saçlarını toplamaya çalışıyordun. Ayakta zor durdun. Çay içmek istedin. İki gündür uyumamıştın, kolay değil… Bebek yanındaydı. Eşini dürtüp duruyordun, düzgün duruyor muydu diye… Sonra seni dışarı aldılar. Bırakamadın, ayrılamadın masadan. Nereye gidecektin?…

Bantlar çekildi. Değerlendirme başladı. Ayrılmadın ordan. Baktın.. Arada molaya kaçtın. Hızlıca geri döndün… Bütün duygular sendeydi. Senin hissettiğini kimse hissedemezdi ki…

_DSC4370_small

Sen o gün bir tohum ektin. Yüreğine, elini tuttuğun eşine, kolunu sana atan arkadaşına, değerlendirenlere, güvenlik görevlisine ve bana… Beni biliyor muydun bilmiyorum ama ben gözlerini gördüm. Gülen, şaşıran, kızan, ağlayan gözlerini gördüm. İstedim, sana o istediğini verebilmeyi. Yapamam… Yapmam. Bu senin yolculuğun. O tohum var ya yüreğine düşürdüğün; işte o tohum sana bunu gerçekleştirecek. O tohum büyüyecek hem sende hem ben de. Bana, bize de ektin o tohumu,birlikte büyüteceğiz… Ve tohum büyüdükçe yeni tohumlar ekeceğiz birlikte. Sana söz…

O gün, orada benimle, bizimle birlikte olduğun için ve o tohumu ektiğin için sana teşekkür ederim.

Şükranlarımla…

Rikoş; öptüm seni…

9 kadın: Yürek parçalarımsınız… Var olun…

 

Etiketler:
Kategori: Hayattan
{ 0 Yorum }

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Ayşem Öztaş

O sanatçı, O pastacı, O sihirbaz, O becerikli, O yaratıcı, O sabırlı, O sevgi dolu, O hayatı işiyle bütünleştirebilen nadir insanlardan, O anne, O hayat dolu, O insanla, O sevgili bir eş…

1972 Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü Mezunu. Yaklaşık 10 yıl Ankara’da ve 3 Yıl Istanbul’da geçen ağırlıklı Elektronik sektöründe geçen satış ve pazarlama üzerine iş hayatı… Hep insanla hep müşteri ile hep hayatın içinde.

Devamını Oku...

    James Oliver