“Saçmalama!!”

22 Eylül 2011


Kadın: “Ayaklarımı sevmiyorum.”

Erkek: ” Saçmalama!! Bildiğin ayak işte…”

İşte o an var ya; ağız dolusu söylenen “Saçmalama!!” kelimesi. Tam o an, o kelimeyi söyleyen erkeğin boğazına atlamak ve gözlerim pörtlemiş vaziyette, çığlıklar atarak sıkmak istiyorum. Erkekten değil, o kelimeden nefret ettiğim için…

Nefretimin boyutu öyle böyle değil. İçimdeki şiddet duygusunu açığa çıkarıyor duyduğumda. Koşarak kendime bir adet Vodoo Ördek bulup, nazikçe ama suratımda hain bir sırıtma ile karnına iğneler batırıyorum. Dikkat ettim; genellikle bir erkek, kadına karşı bu kelimeyi kullanıyor. Kadın bir şey soruyor veya söylüyor. Erkek de hala anlamadığım bir şekilde bu kelime ile başlayan bir cümle kuruyor. Gariptir ki aslında kadının saçmaladığı veya saçma olarak söylediği bir şey yok. Yani erkeğe kalkıpta “Biliyor musun aslında güneş, batıdan doğuyor..” veya “Kediler, penguen soyundan geliyormuş.” gibi garip olarak nitelendirecek cümleler kurmuyor. Genellikle kendi ile ilgili cümleler ile karşısına çıkmakta. İçindeki bir duyguyu veya sezgiyi dinlendirmekte. Ve sen kalk bunu saçma olarak nitelendir. Kadın ne yapar? Vodoo ördeği ve iğneleri devreye sokuyor. Bir nevi intikam yöntemi.

Kadının duyguları, hissettikleri veya sezgileri saçma değil. Saçma olamaz. Karşı taraftan bu şekilde bir karşılık gördüğünde bir süre sonra yaşadıklarını paylaşmamaya başlar. Nasıl olsa karşı taraf gene bunu saçma olarak adlandıracaktır. Sonra da neden aramızda diyaloglar olmuyor sorusu dolaşmaya başlar ilişkinin etrafında. Kendi görüşüm; söylenen size garip de gelse, inanılmayacak bile olsa saçma olarak nitelendirilmemelidir. Karşınızdaki dış kapının mandalı değil, bir insan… Cümleye saçma demek, karşı tarafın duygularına, hissettiklerine saçma demek ile aynı şey.

Evet haklısınız beyler, biz kadınlar bazen abartırız ama asla saçmalamayız. Bence siz bunu bir yerlere not edin…

sevie ps: Everest, şube açmak için iyi bir yer bence. Çok işlek ve kalabalık. Ne dersin? Opt. Kib. Bye

Etiketler:
Kategori: Fotoğraf, Hayattan
{ 7 Yorum }
  • 22 Eylül 2011 tarihinde sevie dedi ki;

    Everest, dondurulmuş pasta sektörüne zirvede girmek için iyi bir seçim olabilir :)Yine de kremanın çok çabuk donacağını hatırlatmak isterim :p

  • 22 Eylül 2011 tarihinde Abiş dedi ki;

    Ama ben de o kelimeye çok sinir oluyorum.
    O kelimeyi karşı taraf bizi sinir etmek, sindirmek, haklı olmasa bile birkaç kelime fazla söylemek, cümleyi kurarken zaman kazanarak yeni cümleler üretmek, falan filan için kullanıyor.
    Hatırlar mısın, babam bize; “Haksız bile olsanız son cümleyi kuran siz olun.” derdi. O misal herhalde.

  • 22 Eylül 2011 tarihinde Leyla'nın Kahve Dükkanı dedi ki;

    Onlar saçmaladıklarının farkında olmadıkları için böyle davranıyorlar bence.. Ördeğe de yazık olmuş vesselam :) Kahve Dükkanı’ndan sevgiler…

  • 22 Eylül 2011 tarihinde irem Gürsoy dedi ki;

    ‘Saçmalama’ kelimesi baştan sağma gibi geliyor bana,kestirip atma…Kadınlar ayrıntıda gizliler,erkelerse hayata hep maç izler gibi bakıyorlar.

    Seviyorum ben seni,içimdekileri aynen aktardığın için…
    Sevdim ben o ayakları sana bu yazıyı yazdırdığı için…

  • 23 Eylül 2011 tarihinde ali dedi ki;

    “Saçmalama!” yı kullandığımızda, kadınların söylediği konuda yapılabilecek çok fazla bir şey (hatta hiçbir şey) olmaması (bence). kadınların o konuları bulup dile getirme konusundaki olağanüstü yetenekleri de takdire şayan.

    “Ayaklarımı beğenmiyorum…” eee kestirip protez mi yaptıralım? (yani “saçmalama, ayakların güzel, sağlam” 😉 )

    @iremGürsoy not: “baştan sağma” ne ya? “baştan sağılan” birşey ne olabilir ki?

  • 26 Eylül 2011 tarihinde Selim dedi ki;

    Kesinlikle cok guzel bir konuyu dile getirmissiniz. “Sacmalama” kelimesi konusunda sizinle ayni fikirdeyim, en bastan iletisimi “baltalayan” bir kelime, karsidakini <> bir kucuk dusurme yontemi. bunun kadini erkegi de yok, ama yazida asil ilgimi ceken kisim, bir kadinin neden boyle cumleler kuruyor olabilecegi. Ben de bir erkek olarak kadinlari tam olarak anlayamayanlardanim, fakat konuya kisisel olarak degil de empati, psikoloji yonlerinden bakmaya calisiyorum ve bunun sebebini bulmaya calisiyorum. “Bir kadin (aslinda genel olarak bir insan), neden durup dururken boyle bir cumle kurar?” Cunku bu cumleden sonra karsisidakinden birseyler duymayi bekliyordur muhtemelen. Sadece aklindan geceni sesli olarak soylemek degildir bu, cunku soylenmek istenmeyen bir dusunce sadece akildan gecirilir ve kimsenin ruhu bile duymadan arsivin bir kosesine atilir. O zaman nedir bu (erkeklere gore gereksiz olan) cumleyi kurmaya sebep? İcinden geceni paylasmak midir yoksa sadece konusmak icin midir? Sadece konusmak icin derken de bir iletisim ortami yaratmak istemekten bahsetmekteyim.

    Bunun icin bu kadar yormasaydin kendini, herseyin altinda birsey aramana gerek yok, bazen bazi seyler yapilir ve biter, sebebini arayip durma diyen bir suru insan olacaktir bana eminim :) ama ben gercekten bunlarin altinda psikolojik etmenler oldugunu dusunuyor ve buna inaniyorum :) belki birseyler cikarabilme umuduyla ;))

  • 26 Eylül 2011 tarihinde alev yaprak dedi ki;

    kendime gidip bir wodoo ördeği alasım geldi, penguen alsam da olur mu acep? :)

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum:

    Ayşem Öztaş

    O sanatçı, O pastacı, O sihirbaz, O becerikli, O yaratıcı, O sabırlı, O sevgi dolu, O hayatı işiyle bütünleştirebilen nadir insanlardan, O anne, O hayat dolu, O insanla, O sevgili bir eş…

    1972 Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü Mezunu. Yaklaşık 10 yıl Ankara’da ve 3 Yıl Istanbul’da geçen ağırlıklı Elektronik sektöründe geçen satış ve pazarlama üzerine iş hayatı… Hep insanla hep müşteri ile hep hayatın içinde.

    Devamını Oku...

      James Oliver