Merhaba;Ben Bir Bağımlıyım…

25 Şubat 2013

IMG_0470

Kadın kürsüye çıkar. Ürkek tavırlarla ve hafif sıkılgan. Selam verir, selam alır. Adını söyler ve arkasından ekler:

“Ben bir bağımlıyım.”

Bizde durumlar böyle gelişmedi. Ortada ne katıldığım bir toplantı ne de etrafta çıkıp da bağırabileceğim bir kürsü…

Rutin bir doktor kontrolü. Aile Hekimliğinde… Nefes al kadın!!! Alamadım…

Hani bazen dillendiriyorum “Eğitimlerden geçiyoruz biz..” diye. Eğitimlerden bir tanesi “Transformal nefes” Bildiğimiz nefes almak. Bilmediğiniz doğru nefes almak… Ve bu eğitimlerden geçmekte olan biri olarak doktorda nefes alamadım. Birbirimize baktık. Yukarıya kalkan kaşları indirmek istedim…

“Evet içiyorum, ben sigara içiyorum. Tamtamına 21 yıldır içiyorum…” gülümsedi. “Bırakmalısın, yoksa 10 yıl sonra koltuktan kalkamayacaksın.” dedi. Koah başlangıcıymış… Yarım dudak sırıtması, olabildiğince şirinim…”Hıhı evet, bırakacağım..” Karar benimmiş…

Pardon ama zaten içme kararı benim değil miydi? İçmeme kararı da benim olur. Olur olur.. Şimdi bir sigara yakayım, sonra bırakırım…

Süreç başlar… Doktorun dedikleri hani kulaktan girdi ama çıkamadı. Dino sigara kullanmaz ve sigara kullanmayan birisi de sigara içeni anlamaz. Hiç itiraz etmeyin, gerçekten anlamaz ve hatta hiç bir şeyine de anlam vermez. 2-3 günlük git gellerden sonra nihai karar:
madem sigara içme kararı benim içmeme kararı da benim. Ve ben bırakıyorum… İşte o kadar..

Size o hafta sonunu gerçekten anlatmak yerine göstermem gerekirdi. Özellikle haftasonu seçtim, çünkü Dino evde ve sigara içmiyor, bebelerle birlikte aktivite yaparız, çoşarız, kaçarız ve bilumum aksiyonlar yaşarız, böylece sigarayı düşünmem, falan filan… Gerçekten falan filan oldu. İnanılmaz bir yoksunluk, mutsuzluk, hırçınlık… İşin kötüsü Dino yardım etmeye çalıştıkça ona hırlıyorum. Evet, bildiğiniz köpek hırlaması. 48 saat yataktan çıkmadan, depresyon eşiğinde bir kadın şeklinde hayata küsmüş bir durumdaydım. Tanrım, hayattan zevk alamıyorum, neler oluyor bana? Amaçsız kaldım. Her şey boş…

Pazartesi gözümü açtığımda ofise gidecek olmanın mutluluğu içindeydim. Çünkü sigara içecektim. Heyoooo!!!

Ofiste derin sohbetler esnasında bir ilaç adı söylendi. O mucize ilaç; sigarayı bıraktıran ilaç… İlk 14 gün sigara içilmesine izin veren ilaç.  Amanın cennetteyim sanki. Hem sigara içeceğim hem sigarayı bırakacağım. Depresyona girmeden, hayata küsmeden… İlaç endüstrisi sen nelere kadirsin ya!!! Dino ile konuşup, koşarak eczaneye gidilir. Biraz pahalı bir ilaç ama işe yarayacaksa neden olmasın…

IMG_0482

Başlamadan önce 10.gün ile 14.gün arası bir gün seçip sigarayı bırakacağınıza dair kutuya işaret koyuyorsunuz. Her paket iki kutudan oluşuyor. Birinci kutu bittiğinde ikinci kutu ile devam ediyorsunuz. Toplam 4 haftalık ilk kullanım. Açıkcası ikinci kutu nasıldır bilmiyorum çünkü bitirmek  kısmet olmadı. Ben 10.güne işaret koydum. İlacın ilk etkisi sizin sigara isteğinizi köreltmekle başlıyor. Zaten sigarayı bırakma arzusu ile almaya başladığınız için  ilacın etkisi ile daha az sigara içme arzusuna girdim. Günde 20 adet içerken ilaçla birlikte bu sayı 6-8 adete kadar düştü. Süper di mi? Sigara içenlere soruyorum :) Müthiş… Bir taraftan da eski aldığım zevki almıyorum. Aaaa daha da süper… 10.gün geldi. Sigarayı bırakma günüm. Elimde kalem, pakete uzandım ve 14.günü işaretledim. Üstüne bir kahve aldım ve yanına sigarayı yaktım… Bakın bunların hiçbiri bilinçli olarak yapılmadı. Yaklaşık 5 saniye sonra bir anda uyandım. Ne yaptım ben?! Hani 10.gün bırakıyordum, noldu?… Dino’ya bir telefon “Yok ben bırakamıyorum, seviyorum bu mereti. Olmuyor.” dedim. “Sen bilirsin canım.” dedi. Rahatladım. Çünkü sigarayı bırakamıyorum, içmeyen adam da bunu kabul etti. Vicdan olaylarına girmeye gerek kalmadı. Derin bir oh…

Akşam elinde bir kitap ile adam gelir. Dilara‘nın bahsettiği ve benim unuttuğum (Sevgili bilincim, senin bana oynadığın ufak bir oyun olsa gerek.) bir kitap. “Bir bak bakalım” Bu arada çok uzun zamandır kitap okumuyorum. Daha 3.cümlede gözlerim kapanıyor, o yüzden hani bu kitabı okumak pek mümkün değil ama dur bakalım diyerek ilk gece başladım…

382c167e-6387-477a-a038-d2cdb00813eb

Bundan sonrasını çok kısa olarak anlatacağım…

Kitabın 3.günü ilacı bıraktım.

Kitabın 5.günü sigarayı hepten bıraktım…

Depresyon yok ve daha kimseyi öldürmedim, kırmadım, geçirmedim…

21 yıldır benimle yaşayan bir bağımlılık ile vedalaştım. Alışkanlık yanlış bir kelime. Aslında bir bağımlılık. Uyuşturucu bağımlılığından inanın hiç bir farkı yok. Şundan eminim eğer eroin ve benzerlerinin satışı yasal olsaydı ben onları da kullanırdım. Ölümüm daha kısa sürede gerçekleşirdi. Sigaranın satışı yasal ve  daha uzun vadede öldürüyor. Bu ilk gerçek. Bize biçilen süreden önce, kendi ellerimizle kendimizi öldürmek ne kadar cazip gelebilir?!… Veya mantıklı gelebilir mi diye sorsam?!

21 yıldır büyük aşk yaşadığım bir bağımlılık ile vedalaştım. Bildiğin aşk bu. Tutku var işin içinde. Seviyorum bu mereti. Hele ki kahvenin yanında, bir de güzel sohbet varsa… Keyfim daim olsun diyeceğim olmayacak. Hangi aşk beni güçsüz bırakabilir? Veya nefes almamı engelleyebilir?.. Garip bir aşk kavramı…

21 yıldır kilo almamı engelleyen bağımlılık ile vedalaştım. Hahh bu işte en başta vazgeçtiğim şey oldu. Evet rejim yaparken acıktığımda sigara yakarak kendimce bu açlığımı bastırıyordum. Şaka gibi… Görmekte geciktiğim aslında sigara içerek de kilo alabiliyormuşum. Kendi kendime bir kandırık içindeyim…

21 yıldır konsantrasyonumu ona bağladığım bir bağımlılık ile vedalaştım. Sabah gözümü açar, evdeki herkesten önce uyanarak koşarak  mutfağa inip kahve ve sigara olayına girerdim. Bunlar olmazsa elim tutmaz, aklım başıma gelmez ve kendime göre ayılamazdım. Bu kendi içinde aslında bir kandırma. Çünkü yaptığım sadece içimdeki nikotin canavarını, besleyerek sakinleştirmek. Sakinleştiği için beynim açılıyor, algım artıyor… Sakın çok mantıklı demeyin. Ortada bir canavar olmazsa zaten beslemeye gerek kalmayacak. Beslenmeye gerek kalmayınca zihnim açık olacak.  Al kendi kendine çürüdü gitti güzelim fikir….

21 yıllık bağımlılığım ile ilaçsız vedalaştım. Bu kısım önemli. İlaç kullandım. Kullanmak isteyenlere tavsiye eder miyim? Neden olmasın, tabi ki… Sadece bir nokta var: Kendimi biliyorum eğer ilaçla bırakırsam bir süre sonra (süre farketmiyor) tekrar başlayacaktım. Çünkü sigarayı istediğimde bırakabileceğimi bildiğim bir güç var elimde. İlaç… Gene başlarım, ilaç ile bırakırım. Canım isterse gene başlarım, ilaç ile gene bırakırım… Hayatımdan tamamen gitmesini isterken, ilaç ile aslında hep yanımda tutmak… Bu bana göre değil. Şimdi tekrar ilaç konusunda tavsiye ister misiniz? Tabi ki, bırakmak istedikten sonra neden olmasın…

Kitabın sonuna geldim. Son sigara içme törenini (Burası çok ilginç. Gerçekten zorla o sigarayı içtim.) yaptım. Cd’yi dinledim. Eee bitti mi şimdi? Daha yeni başlıyor. Açıkcası çok mutluluk, muhteşem bir duygu hissedeceksiniz dendi ama ben bunları pek yaşamadım. Yani içimde feci bir şekilde sevgi pıtırcıkları, sonsuz bir mutluluk duygusu yaşamadım. Sadece huzur vardı hissettiğim. Temiz olduğumu her hücremde hissetmenin getirdiği huzur… Mis gibiydim. Muhteşem kokuyordum. 21 yıldan sonra burnumu kolumun üstüne bastırıp kendi tenimi kokladım. Deli olmak güzel :)

Kirli olma hissinden uzak ve  o kokudan kurtulmanın getirdiği bir huzur ile günleri saymadan (-ki sigara bırakan insan olarak gün hesabı yapmıştım daha önceki çalışmalarda) zaman geçmeye başladı. Bir gariplik vardı bende. Ağzımın tadı eksik. Tadını bildiğim ama ne olduğunu bilemediğim bir şey arıyordum. Sigara olabilir mi? Neden olmasın? İçtim ama içemedim. Dumanı ağzımdan püskürterek… Saçma sapan içerek. Sigara bağımlıları içine çekmeden içenleri sigara tiryakisinden kabul etmezler. İşte ben o kabul edilmeyen kısım daydım  Ama yok, aradığım tat o değil… Bu arada kendimi yemeğe filan da vurmadım. Kitap o konuda çok yardımcı oldu. Kilo alacağım korkusu olanlara ufak bir bilgi olsun bu…

Bildiklerim şunlar: Sigara içen herkes sigarayı bırakmak ister ama bununla yüzleşmek zordur. Zor olanın üstüne gitmektense kendimize çizdiğimiz güvenli alanda kalmak daha rahattır. Bu bir mücadele değil. Sigara içmek ile mücadele etmeniz her daim sigara içmeyi canlı tutar. Onu hayatınızdan çıkardığınızda onu orda olduğunu bilip,kabul etmek gerekir.

Ben onun varlığını kabul ettim ve benden uzak olmasını seçtim.

Sigaraya başlamayı ben seçmedim ama kullanmamayı seçtim.

Hayatımın kontrolunu ona bırakmaktansa kendimde olmasını seçtim.

Sigara içmek ve bırakmak tamamen sizin kararınız. Önerim: Bırakmak için savaşmayın. Mücadele her zaman düşmanı ayakta tutar. İçmeye devam edin ama lütfen bu kitabı okuyun. Okuduğunuzda bir şeyler oluştu ama yeterli gelmedi mi? Allan Carr merkezini ziyaret edin. Sizin için orda olacaklardır.

Bedeniniz size emanet, nefesiniz ruhunuz… Güzel insanlarız, güzel insanlarsınız… :)

Önemli not: Bu yazı sadece bu süreçte ne hissettiğim, neler yaşadığım ile ilgili. Amacım örnek olmak mı? Egom için evet ama kalbim için günah çıkarma… Çünkü hayatımın son 10 yılını sigara içmeyen, tadını ve kokusunu iğrenç bulan ama bir kez olsun bana bu konuda baskı yaratmayan bir adamla geçirdim ve geçirmekteyim. Son 7 senedir onlara daha sağlıklı bir hayat verebilmek için debelendiğimiz ama tam tersi aldıkları nefesin kirli olmasına sebep olduğum 2 bebe…

Bundan öncesi için bir şey yapamam ama en azından şu an ve sonrası için temizim… :)

Sevgilerimle…

Son not: Merak edenler için; deli gibi arandığım ağzımın tadı var ya.. Buldum onu: Yi Jin Jing miş… :)

Etiketler:
Kategori: Hayattan
{ 0 Yorum }

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Ayşem Öztaş

O sanatçı, O pastacı, O sihirbaz, O becerikli, O yaratıcı, O sabırlı, O sevgi dolu, O hayatı işiyle bütünleştirebilen nadir insanlardan, O anne, O hayat dolu, O insanla, O sevgili bir eş…

1972 Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü Mezunu. Yaklaşık 10 yıl Ankara’da ve 3 Yıl Istanbul’da geçen ağırlıklı Elektronik sektöründe geçen satış ve pazarlama üzerine iş hayatı… Hep insanla hep müşteri ile hep hayatın içinde.

Devamını Oku...

    James Oliver