Fotoğraf Yazıları
Sevgili Kırmızı Olsun Mu?
Eski bir yazıdan alıntı: “Kırmızı zor renktir. Taşımak cesaret ister, yürek ister. Özgür ruhludur… Savaşır bazen… Bazen de sakinleşmek ister, kendi bedeninden uzaklaşıp dünyaya bakmak ister. Zordur onunla yaşamak ama bir o kadar da kolay. Kırmızı koydum senin adını…” Bu yüzden sevgili kırmızı olsun…
Tek mi? Çift mi? Faz Durumu…
Erkek işten gelmiş. Toplantılar, çalışanların şahsi sıkıntıları işe yansımış, üründe pazarlık yapmasına rağmen istediği fiyatı alamamış, bütçede birileri saçmalamış… Kadın; kapıdan girdiği andan itibaren gününü anlatmaya başlamış, yok komşu “Naber?” demiş, yok oğlan “biiiiiii…” demiş, üstüne keki yakmış ama neden yandığını anlamamış… Muhteşem diyalog;...
3649 adet…
… bez kullandık. Sanırım. Üstün körü bir tahmin. Hala kullanıyoruz. Oysa ki sen büyümeye devam ediyorsun. Hızlıca… 2 yaş…
99′a karşı BİR…
Bir sohbet anı; 99 kişi aynı şeyi söylerken, 1 kişi farklı bir söylem içindeyse ve o 1 kişi sen isen? Hissettiğin yanlızlık mıdır? Kayboluş mu?
5 Dakika…
Saat: 06.35 civarı… Ev ahalisi yataklarında. Uykunun eli kulağında olduğu için küçük sesle, klavyenin tuşlarına basıyorum.
“Saçmalama!!”
Kadın: “Ayaklarımı sevmiyorum.” Erkek: ” Saçmalama!! Bildiğin ayak işte…” İşte o an var ya; ağız dolusu söylenen “Saçmalama!!” kelimesi. Tam o an, o kelimeyi söyleyen erkeğin boğazına atlamak ve gözlerim pörtlemiş vaziyette, çığlıklar atarak sıkmak istiyorum. Erkekten değil, o kelimeden nefret ettiğim için…
Gözlüğü Unutmak…
Kadın, cep telefonunda bir şeyler yapmaya çalışıyor. Gel gör ki yılların yorgunluğu gözlerden acısını çıkarmakta.
O Soğuk Mufakta, Evren ile…
O otelin soğuk mutfağında, o soğuk fayanslara bakarken Evren, sana kahkahalarla güldüm. Yaşattırdığın her şey içindi o kahkahalar.














