Bekleniyorsunuz!!

06 Mart 2012

Reçetelerde en çok çabaladığım, bazen “Deli miyim, neyim?!” dedirttiren şey aroma meselesi. Doğru aromalarla bir araya gelen yemeklerin yaptıramayacağı şey olmadığına inanırım. Ama nedense yemeklerin yanında ikram edilen, onu tamamlayan ve hatta yemeğin vezir veya rezil olmasına sebep olan içecek meselesi beynimin ufak bir köşesinde kendi halinde saklambaç oynamaktaymış. Oynamaktaymış diyorum; çünkü anlaşıldı ki gerçekten önemli bir konuymuş bu içecek meselesi…

Şarap, doğru zamanda ve uygun dozajında alındığı sürece tercih ettiğimiz alkollü bir içecek. Özellikle keyifli sohbetlere sahip yemek masalarımızda ikram etmekten zevk aldığımız ve parçaları tamamlayıcı olarak düşündüğümüz bir araç. Açıkcası bana biraz Japonların çay serenomisi gibi geliyor. Şarap ve yemek ile ilgili her noktanın ince ince hesaplanması ve birbirine uygun düşürülmesi gerekiyor. Yoksa ne yenen yemekten zevk alabiliyorsunuz ne de içilen şaraptan…

Şimdi ben sizi bu durum ile ilgili olarak farklı bir deneyime davet etmek istiyorum. Şarap konusunda bilgileneceğimiz, farklı aromalara sahip yemeklerle (-ki bu noktada sınırları zorlayacağınızdan emin olabilirsiniz.) hangi şarapların daha uyumlu olabileceğini birebir yaşayacağımız ve keyifli sohbetlerde bulunacağımız bir deneyimden bahsediyorum. Siz bu farklılığı yaşarken ev sahiplerinden biri olarak sizin yanınızda olacağım. Peki bunu nasıl gerçekleştireceğiz? Hemen açıklama geliyor:

“Buzbağ Şarapları” önderliğinde “Efsane Gurmelerini Arıyor” aktivitesinin 2012 yılı uygulamasında; İstanbul, Ankara ve İzmir’den başvurular alınarak Efsane Gurmeler seçilecektir.  İstanbul’da 4 blogger, Ankara 1 blogger ve İzmir 1 blogger olmak üzere, toplam 6 blogger olarak bu aktivitede görev almaktayız. Belli tarih aralıklarında her blogger için kendi sitelerinden ulaşabileceğiniz, farklı bir katılım formu açılacak.

İlk ev sahibi olarak -ki söz canınızı acıtmayacağım, 29/02/2012 ve  11/03/2012 tarihleri arasında sayfanın hemen sağ üst tarafında “Bekleniyorsunuz!” başlığının altındaki “Buzbağ” yanar döner ikonuna tıkladığınızda ilk aşama karşınıza çıkacak. Yanda hala çığlık atar şekilde beni göreceksiniz, el sallayabilirsiniz.  Formu dolduruyorsunuz. Buzbağ ile ilgili 15 soruyu cevaplandırdıktan sonra, şarap ile ilgili deneyiminizi bizimle max. 500 kelimeyi geçmeyecek şekilde bizimle paylaşıyorsunuz. Bu şekilde “Efsane Gurme” olarak ön kaydınız alınmış oluyor. Bundan sonraki kısım Jüri’de… Başvurular Jüri (Israr ettim ama beni Jüri’ye almadılar. Neden acaba??) tarafından değerlendiriliyor ve değerlendirme sonucu belirlenen 10 saygıdeğer Peçete okuyucusu ve bir de yanında misafirleri ile birlikte toplam 20 kişi olacak şekilde hep beraber bol gülmeli, keyifli, şaraplı ve lezzetli bir yemeğe gidiyoruz.

Ufak bir sır vereyim mi? O gece Peçete’nin mutfağından çıkmış bir şeyler de olacak. Ne olacağını o geceye kadar kimseye söylemiyoruz. Herşeyi bir yana koydum, siz de koyun. Sizlerle bir araya gelmek için, tanışmak için,belki de tanıdıklarla tekrar biraraya gelmek için, sohbet etmek için çok güzel bir fırsat. Bu bile beni şimdiden heyecanlandırıyor. Umuyorum görüşeceğiz. :)

Tanımayanlar için, o gece saçımda gül takılı olacak :)

 

Etiketler: ,
Kategori: Fotoğraf, Hayattan
{ 5 Yorum }
  • 06 Mart 2012 tarihinde İsmet Erten dedi ki;

    Ben gördüğüm an katıl butonuna sıkıca tıkladım :) Umarım iyi şans benimle olur :)
    Sevgiler,
    İsmet

  • 06 Mart 2012 tarihinde Tümay Öztürk dedi ki;

    Walla okurken ben de çok heyecanladım. Süper bir deneyime benziyor açıkçası ama pek cesaret edemedim yani pek duygularını yazabilen biri değilim daha çok çığlıklar şeklinde ve dokunarak anlatabildiğim için bilemedim ne yazsam. Ama büyük bir merakla takip ediyor olacağım. Şimdiden kolay gelsin. Ya bir de ne zaman şarapla ilgili bir yazı okusam canım inanılmaz istiyor. Bir saat sonra çıkıcam eşimle yemek yiycem. Kesin şarap içmem lazım.:) Sevgiler…

  • 06 Mart 2012 tarihinde Arzu Gedik dedi ki;

    Şarap + yemekler + sohbet + Ayşem Öztaş’la sohbet etme fırsatı + tanışmak yetmiyormuş gibi pişirdiklerinden tatma fırsatı!! uff umarım!! Beni tanımak için çabaya gerek yok, heyecandan kekeleyip, kıpkırmızı suratla dolaşan kişiye iyi davranın!! :))

  • 06 Mart 2012 tarihinde Aycan Çevik dedi ki;

    Sorular da bir damla lüzumsuz zorluktaymış, tevekkül artık,.. 500 kelime değil bu arada, 500 vuruş (:

  • 03 Eylül 2014 tarihinde remta dedi ki;

    Paylaşımlarınız çok başarılı, sitenizi ilgiyle takip ediyorum..
    çay makinesi

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum:

    Ayşem Öztaş

    O sanatçı, O pastacı, O sihirbaz, O becerikli, O yaratıcı, O sabırlı, O sevgi dolu, O hayatı işiyle bütünleştirebilen nadir insanlardan, O anne, O hayat dolu, O insanla, O sevgili bir eş…

    1972 Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü Mezunu. Yaklaşık 10 yıl Ankara’da ve 3 Yıl Istanbul’da geçen ağırlıklı Elektronik sektöründe geçen satış ve pazarlama üzerine iş hayatı… Hep insanla hep müşteri ile hep hayatın içinde.

    Devamını Oku...

      James Oliver