Tuile‘den Kornet…

16 Eylül 2011

Sonunda güzel bir şeylerin olacağını bilseniz, tezat gelse bile gülebileceğiniz bilseniz, ne kadar acıya dayanabilirsiniz? O acıya dayanmak aslında bir fedakarlık. Güzelle ulaşmadaki bir çaba. Bir nevi sabır gösterme… Dayanma kapasitenizle alakalı. Belki yarı yolda vazgeçme duygusu her tarafınız kaplayacak. Değer mi diye düşüneceksiniz. İçinizdeki küçük sesi dinleyin derim. 180 derecelik fırından çıkan hamuru şekillendirmeye çalışırken, o sıcaklıkta parmaklarınız acırken içinizden zıplayan ve gülümseyen o küçük ses gibi… Emin olun, her şey çok güzel olacak…

Tulie hamuru gibi zorlayıcı başka bir hamur tanıyorum. Fırından çıktığı andaki sıcaklıkla şekil vermeniz gereken, yoksa elinizde kırık, dökük ve kocaman bir hüsran bırakan başka bir hamur yoktur sanırım. “Makaron” diyen bazı iç sesler duyuyorum ama açıkcası ben yine de tulie hamurunu tek geçiyorum. Krep hamuruna benzeyen bir hamur türü. Soğuduğunda çıtır çıtır hali çok sevimli. Şekil konusunda özgür bir yaklaşım. Aynı şeyi incelik konusunda söyleyemeyiz. Eğer o çıtırıklığı istiyorsanız, ciddi olarak hamuru çok ince olarak hazırlamanız gerekiyor. Külah yapımında bir parça yağlı kağıt ile o incelik ve şekil sorununu çözdüm. istediğim çapta hazırladığım daireleri bir parça kağıdın üzerine çizip, kestim. Şablon olarak çok işime yaradı.

Hamuru bu şekilde hazırladıktan sonra üzerine istenirse susam serpilerek daha şenlikli hale getirebilirsiniz. Yerken belli belirsiz gelecek ağza gelecek susamlar bir hoşluk yaratıyor. Ön ısıtma yapılmış fırında bu şekilde tek tepsi halinde pişirmek gerekiyor. Çünkü fırından çıkar çıkmaz şekil vermek zorundasınız. Bunun için piyasada satılan metal kornet külahlarından yararlandım. Henüz sıcakken bu metal kornet külahlara sarararak bir miktar daha fırında bekletiyorsunuz. Bu şekilde biçimleri bozulmadan sabit olarak sertleşiyor.

Tamamlandığında içine tatlı veya tuzlu doldurmak sizin tercihiniz olacak. Hamur her ikisini de kaldırabilecek kapasitede. Hani elde külah olunca dondurma olsun içinde. Acıyı alacak soğulukta, acının yerini gülümseme alacak şekilde…

 

 

 

Etiketler:
Kategori: Tarifler
{ 2 Yorum }
  • 07 Ekim 2011 tarihinde diablo 3 dedi ki;

    I couldn’t resist commenting

  • 07 Ekim 2011 tarihinde Ayşem Öztaş(Yazar) dedi ki;

    is it good or bad? What is your feeling?

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad:
    Yorum:

    Ayşem Öztaş

    O sanatçı, O pastacı, O sihirbaz, O becerikli, O yaratıcı, O sabırlı, O sevgi dolu, O hayatı işiyle bütünleştirebilen nadir insanlardan, O anne, O hayat dolu, O insanla, O sevgili bir eş…

    1972 Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü Mezunu. Yaklaşık 10 yıl Ankara’da ve 3 Yıl Istanbul’da geçen ağırlıklı Elektronik sektöründe geçen satış ve pazarlama üzerine iş hayatı… Hep insanla hep müşteri ile hep hayatın içinde.

    Devamını Oku...

      James Oliver